Ayhan Küyük

Ayhan Küyük

Orman Mühendisi Diyor ki:

Avustralya'da 10 bin deve helikopterlerden vurularak öldürülecek

08 Ocak 2020 - 11:08

 

Bu operasyon, ülke çapında devam eden orman ve çalı yangınlarında bir milyardan fazla hayvanın öldüğü tahmin edilirken başlatılacak.

Çeşmelerle su depolarının da aralarında bulunduğu ellerindeki tüm su kaynaklarına ihtiyaç duyan yerel halk, hayvanların topluluklarına girmesinden ve zarara yol açmasından şikayet ediyor.

Kuraklıktan muzdarip Güney Avustralya'da 10 binden fazla deve çok fazla su içmelerini engellemek için helikopterden vurularak öldürülecek. Hayvanlar kuraklık yaşanan alanlarda tahribata yol açıyor.

The Australian gazetesine konuşan APY idaresinin yönetim kurulu üyelerinden Marita Baker şunları ifade etti.Sıcak ve rahatsız koşullarda sıkışıp kalmış durumdayız, rahatsız hissediyoruz çünkü develer çitleri yıkıp içeri giriyor, evlerin etrafına geliyor ve klimalardan su içmeyi deniyor." Bu hayvanlar aynı zamanda sera gazı salımıyla ilgili endişeler nedeniyle de avlanacak çünkü gazeteye göre bu hayvanlar yılda bir ton karbondioksitin etkisine eşdeğer metan salıyor.

Güney Avustralya Çevre ve Su Bakanlığı sözcüsü, deve sayısındaki artışın bölgede pek çok soruna sebep olduğunu belirtti. “Bu, altyapının ciddi hasar görmesi, aile ve toplulukların tehlikeye girmesi, APY topraklarında otlatma sıkıntısının artması ve bazı develer susuzluktan ölürken ya da suya ulaşmak için birbirlerini çiğnerken hayvanların ciddi refah sorunlarıyla sonuçlanıyor. Bazı vakalarda ölü hayvanlar önemli su kaynaklarını ya da kültürel alanları kirletti” dedi.

Avustralya'ya 19. yüzyıl boyunca Hindistan'dan ve Afganistan'dan getirilen ve ulaşım ve inşaatlarda kullanılan, ülke genelindeki toplam sayısının 1,2 milyon olduğu tahmin edilen deve sayısını kontrol altına almak için yürütülecek operasyonunun beş gün sürmesi planlanıyor.

ABC News'in haberine göre hayvanların ölüleri yakılarak ya da gömülerek ortadan kaldırılmadan önce kurumaya bırakılacak. Uzmanlar eğer avlanma gerçekleşmezse sayıları her 8 ya da 10 yılda bir iki katına çıkacağını belirtiyor.

Bu olayda da görüldüğü üzere gerek insan etkisiyle gerekse de ekolojik nedenlerden dolayı ekosistemlerin sürekli değiştiğini belirtmeliyiz. Doğa tarihi boyunca bir iplik gibi çalışır. Sonuç olarak, gördüğümüz gibi birçok eko-merkezli stratejinin parçası olan kararlı bir şekilde müdahale etmediğimiz sürece ekosistemlerin istikrarı garanti edilemez.

Ancak müdahale edersek bile ekosantrik düşüncenin aksine ekosistemlerin korunmasından başka bir amaç izlenmelidir.
Mevcut ekosistemleri korumak ve değişiklikleri durdurmak için doğaya müdahale etmek ve hayvanlara zarar vermek yerine, doğada yaşayan canlı varlıkların yararı için harekete geçmeliyiz. İnsan olmayan hayvanların doğada maruz kaldığı baskılar göz önüne alındığında, ekosantrik çevrecilerin müdahalelerinin neden olduğu acıların aksine, çıkarlarına yönelik bir müdahale son derece olumlu olacaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar